Mesaj Numarası:#33
altıncıhis » 02 Nis 2009, 21:05
GOLDAŞ Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat A.Ş.’nin 31.03.2009 tarihli yazısı aşağıya çıkarılmıştır.
“Konu: Şirketimiz ile Fransız Bankası Societe Generale Arasında Süregelen Ticari İhtilafla İlgili Basın Organında Yer Alan Haber
Basında Çıkan Haber Hakkında
31 Mart 2009 tarihli Habertürk Gazetesi'nde, Şirketimiz Goldaş Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat A.Ş ile ilgili olarak doğru olmayan bir başlık altında tamamen yanıltıcı haberler yayınlanmıştır. Fransız Bankası Societe Generale ile şirketimiz arasındaki ticari ihtilafla ilgili olarak bugüne kadar açılan davalar ve sonuçları ile ilgili her türlü bilgi; şeffaflık ve kamuoyunu bilgilendirme ilkesi doğrultusunda zamanında kamuoyu ile paylaşılmıştır. Süreç boyunca etik kurallara aykırı davranarak şirketimizi yıpratmaya, basını ve kamuoyunu yanıltmaya çalışan Fransız Bankası Societe Gererale ile şirketimiz arasındaki ticari ihtilafla ilgili olarak, son yapılan özel durum açıklamalarıyla kamuoyuna duyurduğumuz hususlar dışında yeni bir gelişme ve değişiklik bulunmamaktadır. Konu ile ilgili gelişmelerde kamuoyu derhal bilgilendirilecektir. Tasarruf sahiplerimizin ve kamuoyunun bilgisine sunulur.”
Şirketle ilgili öneri vermiyoruz. Ancak gelişmeleri aşağıda sıralamayı uygun buluyoruz. Özetle:
-Şirket yurtdışından altın alıp İstanbul Altın borsasında satar ve bunu konsolide satışlarda gösterirdi. Fransız bankası ile ihtilaftan sonra altın alıp-satmada birincillikten sonunculuğa gerilemiştir. Şirket artık sadece kendi ürünlerini satmaktadır. Altın fiyatlarının artması satışları azaltacaktır.
-Şirket hakkındaki SG'nin iddiaları iki kısma ayrılmaktadır. 1-Benim verdiğim altınları sattılar ve bana parasını vermediler. Bu ticari ihtilaftır. 2- Paramı organize bir şekilde iç ettiler. Bu yüzden cezalandırılmalıdırlar. Bu ceza davası gerektirir.
-Goldaş yetkilileri ceza davasından Mart 2009'da beraat etmiştir. Ticari ihtilaf ise devam etmektedir. Goldaş 96 milyon dolar borcu kabul etmektedir. Ancak iki taraf anlaşma sağlayamadığı için son kararı mahkeme verecektir. Goldaş'a göre anlaşmazlık için İstanbul mahkemeleri değil İngiltere Mahkemeleri yetkilidir. Mahkeme süreçleri halen devam etmektedir.
-Goldaş Yönetim Kurulu Başkanı Yurtdışı hesapları ile yabancı yatırımcı gibi hisselerinde işlem yaptığı için işlem yasaklısı haline gelmiştir.
İddiaya göre, Societe General, Goldaş'a 'konsinye' sözleşmesiyle altın borsasında saklanmak kaydıyla verdiği, miktarı henüz açıklanmayan altının satışından bir ödeme alamamış. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na müracaat eden Fransız bankasının avukatları, 'konsinye' sözleşmesi gereği Goldaş'ın normal şartlarda bu altınları satıp komisyonunu aldıktan sonra bankaya ödeme yapması gerektiğini söylediler. Avukatlar satış için belirlenen süre içinde bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını belirttiler.
CEZA DAVASI
Societe Generale, Goldaş’a satılması için verdiği 500 milyon dolar değerindeki 15 ton altından bir daha haber alamadıklarını iddia ederek Mart 2008'de Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na başvurmuştu.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturmaya yer
olmadığına dair 03.06.2008 tarihinde verilen karara karşı, Societe Generale vekillerince İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itiraz, Mahkemece incelenmiş Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen takipsizlik kararının yasaya uygun olduğu belirtilerek, suç duyurusunda bulunan Fransız Bankası vekillerinin itirazının reddine karar vermiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ve İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararlarda açıkça ifade edildiği gibi ihtilafın, hukuki (ticari) olduğu, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen mercii kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı cihetiyle talebi reddetmiştir. Karar 13.03.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Böylece Şirket yetkililerinin nitelikli dolandırıcılıktan ceza alması ihtimali kalmamıştır.
TİCARİ ALACAK HUSUMETİ DAVASI
ŞİRKET tarafından yapılan açıklamaya göre hukuki (ticari) ihtilafın çözümünde İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve yine bu ihtilafın çözümünde Yüksek İngiliz Mahkemeleri yetkilidir. Nisan 2008'de İngiltere'de SG dava açmıştır.
Fransız Bankasının temsilcileri Türkiye'de birçok Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tedbir talepli müracaatlarda bulunmuşlar ve Görevli Mahkemeler, söz konusu ticari ihtilafın yargılamaya muhtaç bulunduğu( Faturalı alacak ancak yargılama sonunda tespit edilir) ve ihtilafın çözümünde İngiliz Hukukunun ve Mahkemelerin yetkili olduğu gerekçesi ile taleplerini reddetmiştir.
Mart ayı başında Fransız Societe Generale, Goldaş aleyhine 14.7 milyon dolarlık alacak iddiası iflas yoluyla adi takip başlattı, ancak söz konusu takibin Goldaş'ın itirazı ile durduruldu. Bunun üzerine Societe Generale, Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'sine başvuru yapmış, Mahkeme de tedbiren defter tutulması kararı vermiştir. (bildirim Şirkete 10 Mart 2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.)
Yapılan itiraz sonrasında Societe Generale'in, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurusu üzerine mahkemenin tedbiren defter tutulması kararı aldığı ifade edilen açıklamada, usul gereği kararın kaldırılması ve gerekli cevaplar verilerek itirazların yapılabilmesi için dava aşamasının bekleneceği aktarıldı.
Daha önce mahkeme, Faturalı alacak ancak yargılama sonunda tespit edilir diyerek ihtiyari haciz taleplerini reddetmişti.
Dava sürecinde Goldaş'ın yargı önünde borçlu olmadığını ispat etmesi gerekiyor.
GOLDAŞ'IN TEPKİSİ
Goldaş, ticari borcunun olduğunu kabul ediyor ancak rakamın çok daha düşük olduğunu iddia ediyor. (Açıklamaya göre Goldaş Kuyumculuk Sanayi İthalat İhracat A.Ş hakkında şikayet konusu ettiği ticari ihtilaflı miktar 3250 Kg brüt altın olup değer olarak 96 milyon dolar seviyesindedir.) İki taraf rakamda anlaşamadığı için davalarla birbirlerini yıpratma sürecine girmişlerdir. Şirket, kötü niyetli olduğunu iddia ettiği Fransız Bankası hakkında gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında maddi ve manevi tazminat davaları ile konuyu yargıya taşıyacağını, aynı zamanda Fransız Bankasının fiilleri ile ilgili şikayetleriniş gerek Fransa ve gerekse Avrupa Birliği nezdinde Kamu otoritelerine taşıyacağını açıklamıştır.
ŞİRKET DİPNOTLARINDA DAVA:
Şirketimizin Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Yalınkaya, Mehmet Sedat Yalınkaya, Kemal Ulutepe, Çetin Binatlı, Mustafa Aykut Akkor, Ahmet Ali Çelik ve Mustafa Sezayi Hamamcı hakkında Fransız Bankası Societe Generale tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuyla ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair 03.06.2008 tarihinde karar verilmiş ve kamuoyu bu konuda bilgilendirilmiştir. Bahis konusu karara karşı Societe Generale vekilleri tarafından İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itiraz, mahkemece incelenmiş, Bakırköy C. Başsavcılığınca verilen takipsizlik kararının yasaya uygun olduğu belirtilerek, şikayetçi vekillerinin itirazının reddine karar vermiştir. İşbu karar şirket tarafından 08.07.2008 tarihinde tebellüğ edilmiştir.
Yukarıda bahsedilen davayla ilgili olarak Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı, uygulanabilirliği bulunmaması nedeniyle uygulanamamıştır. Usul gereği tedbir kararının kaldırılması ile ilgili olarak gerekli itirazların yapılabilmesi için dava aşaması beklenmektedir.
BAĞIMSIZ DENETÇİ RAPORUNDA DAVA:
Şirket’in tedarikçilerinden Fransız Bankası Societe Generale ile aralarındaki ticari ihtilaf rapor tarihi itibariyle devam etmekte olduğundan mutabakat sağlanamamış, denetim çalışmalarında Şirket kayıtları esas alınmıştır.
Yunus Kaya
Gedik Yatırım
Araştırma Sorumlusu
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir