Piyasaların ağır borç yükü baskısı karşısında artık daha fazla direnemeyen Portekiz, dün Avrupa Birliğinden (AB) finansal dış yardım talebinde bulundu.
Yaklaşık bir yıldır finansal yardım istemesi yönündeki baskılara maruz kalan Portekiz, geçen yıl AB ve Uluslararası Para Fonundan (IMF) finansal dış yardım alan Yunanistan ve İrlanda'da sonra AB'den yardım isteyen üçüncü ülke oldu.
Önceki hafta görevinden istifa eden Portekiz Başbakanı Jose Socrates, yardım talebini dün televizyonda halka yaptığı konuşmada açıkladı. Ülkenin finansal durumunun hızla kötüleştiğini, bu durumun üstesinden gelmek için uluslararası finansal yardıma ihtiyaçları olduğunu ifade eden Socrates, “Portekizlileri bilgilendirmek istiyorum. Hükümet bugün, ekonomimizi ve finansal sistemimizi, ülkemizin finans durumunu sağlama almak için finansal yardım istemeye karar verdi” dedi.
Portekiz'in, Avrupalı ortaklarından finansal kurtarma istemekten kaçınmak için bir yıldır sürdürdüğü mücadeleden vazgeçtiğini belirten Socrates, “Bu ülkemiz için özellikle önemli bir an ve hiçbir şey yapılmazsa her şey kötüye gidecek. Her şeyi denedim, ancak doğrusu bu karar alınmadığı takdirde ülkenin almaması gereken risklerin ortaya çıkacağı bir ana geldik. Kurtarma son çareydi” diye konuştu.
Socrates, ülkesinin ne kadar finansal yardıma ihtiyacı olduğu konusunda bilgi vermezken, piyasa uzmanlarına göre, bu yardım miktarının 60 ila 80 milyar avro olması bekleniyor. AB ve IMF'nin sağlaması beklenen yardımın süresi de tahminen üç yıl olacak.
Jose Socrates, iki hafta önce parlamentonun bütçe açığını azaltmayı hedefleyen tasarruf önlemlerini içeren planını reddetmesinden sonra 23 Mart'ta görevinden istifa etmişti.
Portekiz bankacılık sektöründeki sorunlarının yarattığı problemlerle mücadele ediyor. Piyasalarda, Portekiz'de yerli bankaların yükümlülüklerinin oldukça önemli bir bölümünün İspanyol bankalarına olması, bu nedenle Portekiz'de yaşanan sorunun İspanya'yı da etkileyeceği endişesine yol açıyordu. Ancak Portekiz'in dün finansal dış yardım talebinde bulunması, bu borç krizinin İspanya'ya sıçrayacağı kaygılarını bir nebze de olsa rahatlattı. İspanya ekonomisinin en kırılgan noktası ise yüksek işsizlik oranı.
Avro Bölgesi'ni sarsan borç krizinde ilk finansal yardım talebinde bulunan Yunanistan'ın borç stoku ve tahvillerinin getirisinin oldukça yüksek olması ülkenin kırılganlığını en çok artıran unsurlar olurken, İrlanda'nın içinde bulunduğu sorun bankacılık sektöründen kaynaklanıyor.
İrlanda bankalarının en büyük iki alacaklısının ise İngiltere ve Almanya olduğu belirtiliyor.
“PIIGS” ÜLKELERİ
Avro Bölgesi'nin kırılgan beş ülkesi Portekiz, İrlanda, Yunanistan, İspanya ve İtalya'nın İngilizce baş harflerinden oluşan “PIIGS” ülkeleri, çok derin finansal zorluklara ve piyasalarda büyüyen güvensizliğe karşı mücadele veriyor.
Bilerek kötü anlam yüklenen ve “domuzlar” anlamına gelen bu akrostiş “PI(I)GS”, 2008 yılında Anglo-Sakson gazeteciler ve piyasa uzmanları (borsa simsarları) tarafından borç kriziyle karşı karşıya bulunan Portekiz, İrlanda, Yunanistan ve İspanya için kullanılmaya başlandı. Bazıları bu gruba İtalya'yı da dahil etti.
Yunanistan'ın geçen yıl Mayıs ayında finansal dış yardım alması nedeniyle söz konusu ülkelerin içinde bulunduğu sorunlar artık Avrupa Birliği'nin (AB) yönetişim sorunu haline gelmiş durumda.
Portekiz'in 2008 yılında gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 66'sı düzeyinde bulunan kamu borcunun bu yıl yüzde 90'nı geçeceği tahmin ediliyor. Avrupa Komisyonu ise Portekiz'e bütçe açığını GSYH'nin yüzde 3'ü ile sınırlandıran Maastrich kriterlerine uyması konusunda 2013 yılını hedef göstermiş bulunuyor. Uzmanlar ise bu hedefi görece gerçekleştirilemez olarak değerlendiriyor.
Küresel finansal krizden bu yana söz konusu ülkeler arasında en ciddi baskı ile Yunanistan karşı karşıya bulunuyor. 2001 yılında Avro Bölgesi'ne üyeliği döneminde bütçe açığı GSYH'nin yüzde 3 seviyesinin altında bulunan Yunanistan, 2009 yılında bütçe açığını GSYH'nin yüzde 15,4'e kadar yükseltti. Ülkenin borç finansmanının faizinin bile yaklaşık 13 milyar avroya mal olduğu, bu rakamın ülkenin GSYH'sinin yüzde 5,3'üne denk geldiği belirtiliyor.
Geçen yılın sonunda finansal dış yardım talep etmek zorunda kalan İrlanda'da ise eşi görülmemiş şiddette bir kriz yaşanıyor. Avro Bölgesi'nin en problemli ülkelerinden olan İrlanda'nın önceki yıl GSYH'nin yüzde 65,5'i düzeyindeki kamu borcu, 2010'da yüzde 97,4'e yükseldi. Ülkenin bütçe açığı 2009'da GSYH'nin yüzde 14,4'ü seviyesinde iken geçen yıl yüzde 32,3'e çıktı. Politika faizi ise yüzde 4,77'den yüzde 6,42'ye yükseldi.
Yaklaşık 4,4 milyon kişinin işsiz olduğu İspanya'nın kamu borcu GSYH'nin yüzde 64,4'ü, bütçe açığı ise yüzde 9,3 düzeyinde bulunuyor. Hükümet, uyguladığı tasarruf tedbirleri ile bütçe açığını bu yıl GSYH'nin yüzde 6'sı seviyesine çekmeyi hedefliyor.

